-Küçük yerden yaşamak sıkıcıdır, hep dönüp dönüp aynı şeyleri yapmaktır. Farklı bişey yaptığını sanarak kendini kandırmaktır...
-Küçük yerde yaşamak aynılaşmaya giden yoldur...
-Küçük yerde yaşamak samimi felan değildir.( insan heryerde insandır.)
-Küçük yerde yaşamak sıkıştırılmaktır, farklı olmanın tıkanmasıdır. Mahalle baskısı geyiğinin dibidir...
-Küçük yerde yaşamak sığlaştırır...
-Küçük yerde yaşamak hergün tahammül etmek zorunda olduğunuz insanlar doğurur, yok tahammül etmem yoluma bakarım dersen burnu büyüklüğün dik alasıdır...
-Küçük yerde yaşamak küçültür...
-Küçük yerde yaşayan insanlar bişey yaptıklarında bunu ilk yapanın kendisi olduğunu sanırlar...
-Küçük yerde yıpranır, tıkanır ve tıkandığın yerde kendinden geçersin...
-Küçük yerin insanı tahammülsüz, bencil ve paylaşmayı bilmeyendir...
-Küçük yerin insanı bilmediğini bilmez...
-Küçük yerin insanının dünyası da küçücüktür....
-Küçük yerin insanı bilmediğini bilmediğinden öğrenmeyi de kabul etmez...
İçimden böyle geldi yazdım....
"İtaatsizlik, tarihi okumuş olan herkesin gözünde insanın esas erdemidir." Oscar Wilde
26 Mar 2009
24 Mar 2009
PİANO PİANO BACAKSIZ....
Piano Piano Bacaksız; Kemal Demirel'in aynı isimli kitabından uyarlanmış, Tunç Başaran ve Ümit Ünal tarafından senaryolaştırılmış ve Tunç Başaran tarafından filme çekilmiş sinemamızın en güzel örneklerinden biri.
Oyuncu kadrosu çok zengin. Rutkay Aziz, Meral Çetinkaya, Yaman Okay, Serap Aksoy, Suna Selen, Menderes Samancılar ve daha nice, sinemamızın yetenekli ve iyi oyuncuları rol alıyor. Filmin dış sesi ise her zaman hayran olduğum, mükemel sesi ve oyunculuğu ile Müşfik Kenter...
"Piano" İtalyanca bir kelime, sessiz, yavaş anlamında kullanılıyor. Filmin kahramanı
Kemal'e ( Emin Sivas ), Kerim ( Rutkay Aziz ) tarafından takılan isim...
Küçük Kemal, 1940’ların İstanbul’unda eski bir konakta fakir, aç ama sevgiyle yaşayan mutlu insanları anımsayabildiğince anlatır. Konağın bahçesindeki kuyuya düşen ışık, onların yaşamını bir sihir gibi değiştirebilecek midir? İmece, dayanışma, saygı ve sevgi... Artık kaybolmaya yüz tutmuş bu kavramları anımsayanlar, “ sadece sevgiden oluşan bir dünya içinde yaşamak ne büyük mutluluktu. ” diyebilecekler midir?
“ Piano Piano Bacaksız ”, 1991 yılında İstanbul Film Festivali “ En İyi Yönetmen ” ödülüne layık görülmüştü. ( Sinemalar.com )
Olaylar 1940'lı yıllarda eski ahşap bir konakta geçer. Her odasında bir ailenin oturduğu konakta yaşanılanlar, günümüzün acımasız dünyasında kopup giden dostluklar sekiz yaşındaki bir çocuğun gözüyle anlatılır. ( sinematurk.com )

KİTAPTAN;
"... Biraz sonra ben de yukarı çıkıyor, dalıyorum derin çocuk uykuma. Yalınayak sokakları dolaştıktan sonra gelip yine yatağın içine girmek... Annem hiç pis değildi. Tersine tüm yoksulluğumuza karşın çok temiz bir kadındı. Ama temizlik adına bile olsa, bana hiçbir zaman baskı yapmadı. Böylece ben çocukluğumu bağımsız olarak, yaşamın ta içinde sürdürdüm. Bu nedenle de, o yaşam bırakmadı beni bugüne kadar. Artık o koşullarda yaşamıyor olsam da, çocukların sıcak yaz gecelerini, yaz günlerini düşler dururum. Geceleri yaşayan çocukları... Oysa kış, bir yaşam yoksulluğu demektir. Kışın alabildiğince çabuk geçmesini dilerim, özlemini duyduğum yaz günlerini, gecelerini yaşamak için."
Oyuncu kadrosu çok zengin. Rutkay Aziz, Meral Çetinkaya, Yaman Okay, Serap Aksoy, Suna Selen, Menderes Samancılar ve daha nice, sinemamızın yetenekli ve iyi oyuncuları rol alıyor. Filmin dış sesi ise her zaman hayran olduğum, mükemel sesi ve oyunculuğu ile Müşfik Kenter...
"Piano" İtalyanca bir kelime, sessiz, yavaş anlamında kullanılıyor. Filmin kahramanı
Kemal'e ( Emin Sivas ), Kerim ( Rutkay Aziz ) tarafından takılan isim...
Küçük Kemal, 1940’ların İstanbul’unda eski bir konakta fakir, aç ama sevgiyle yaşayan mutlu insanları anımsayabildiğince anlatır. Konağın bahçesindeki kuyuya düşen ışık, onların yaşamını bir sihir gibi değiştirebilecek midir? İmece, dayanışma, saygı ve sevgi... Artık kaybolmaya yüz tutmuş bu kavramları anımsayanlar, “ sadece sevgiden oluşan bir dünya içinde yaşamak ne büyük mutluluktu. ” diyebilecekler midir?“ Piano Piano Bacaksız ”, 1991 yılında İstanbul Film Festivali “ En İyi Yönetmen ” ödülüne layık görülmüştü. ( Sinemalar.com )
Olaylar 1940'lı yıllarda eski ahşap bir konakta geçer. Her odasında bir ailenin oturduğu konakta yaşanılanlar, günümüzün acımasız dünyasında kopup giden dostluklar sekiz yaşındaki bir çocuğun gözüyle anlatılır. ( sinematurk.com )

KİTAPTAN;
"... Biraz sonra ben de yukarı çıkıyor, dalıyorum derin çocuk uykuma. Yalınayak sokakları dolaştıktan sonra gelip yine yatağın içine girmek... Annem hiç pis değildi. Tersine tüm yoksulluğumuza karşın çok temiz bir kadındı. Ama temizlik adına bile olsa, bana hiçbir zaman baskı yapmadı. Böylece ben çocukluğumu bağımsız olarak, yaşamın ta içinde sürdürdüm. Bu nedenle de, o yaşam bırakmadı beni bugüne kadar. Artık o koşullarda yaşamıyor olsam da, çocukların sıcak yaz gecelerini, yaz günlerini düşler dururum. Geceleri yaşayan çocukları... Oysa kış, bir yaşam yoksulluğu demektir. Kışın alabildiğince çabuk geçmesini dilerim, özlemini duyduğum yaz günlerini, gecelerini yaşamak için."
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Salı, Mart 24, 2009
21 Mar 2009
EN SEVDİĞİM FİLMLERDEN BİRKAÇI
Hu huuuuu....Merhaba canlar, nasılsınız? Ben karışığım biraz:-) Yok bişi olmadı da hani olurya bazen insana kalabalık gelirler, bi deşilmen gineyim ( Giresun ağızlı bir cümle) Ağlasam mı, gülsem mi? En iyisi sokağa doğru bağararak koşmak. He heeee... Hepinize güzel bir pazar diliyorum. Sizlerle en sevdiğim birkaç filmi paylaşmak istedim. Bunlar sadece bazıları, ama beni en çok etkileyenlerinde. İzlemişsinizdir ama hep tekrar izlemeyi hakeden filmler. Sevgilerimle...





















| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Cumartesi, Mart 21, 2009
16 Mar 2009
BASİLİSK
Merhaba canlar. Bugün sizlere bir anime diziden bahsedeceğim. Anime sever misiniz bilmem ama çok güzel bir dizi. MTV Türkiye Anime Saati'nde verdiler, belki tekrar ederler. Çizimleri harika ve kullanılan renkler muhteşem. Öyküsü de çok güzel ama pek çocuklara göre değil. Son bölümü çok etkileyiciydi hatta ben ağladım bile biraz:-)
Kısaca öyküsü şöyle : Koga ve Iga klanları, kaderleri savaşmak olan ve 400 senedir savaşan iki ninja klanıdır ve bu klanlardaki kişiler doğa üstü yeteneklere sahiptirler. Koga Klanından Gennosuke ve Iga Klanından Oboro birbirlerine aşıktırlar ama kaderlerinde savaşmak vardır. İkisi de manasız savaşı sürdürmek istemeseler de, kendilerinin de içinde bulunduğu, her iki klandan seçilmiş 10'ar kişi bu savaşı sürdürürler.
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Pazartesi, Mart 16, 2009
14 Mar 2009
ÇAY SAATİ
Merhaba canlar... Son iş gününden sevgiler,selamlar... Şükürler olsun yarın pazar. Uyumak, dinlenmek, keyif günü. Tamam temizlik vs. de yapılacak ama serbest olmak süper:-) Çalışmak güzel de işte hayata vakit kalmıyor. Belki de sevdiğim bir işi yapıyor olsam böyle düşünmezdim, çünkü insan sevdiği şeylerle uğraşınca iş gibi gelmiyor. Tabi birde para meselesi var, iş var çalışıyoruz, çok şükür zamanlarındayız. Ne bileyim işte, hem şükür hem keşke arasındayım:-)
Hava yine çok soğuk, tam bahar geldi derken yağmur, yağış gidiyoruz bakalım. Bu arada bu gün eski takvime göre Yılbaşı, yeni yılınız kutlu olsun:-) Bizim burda "Kocakarı Ayları" denilen dönem başlıyor." Tekerleme" deriz, Mart'ın 14'ünden itibaren başlayan 12 gün bir ayı temsil eder ve önümüzdeki yıl içinde ayların nasıl geçeceğini gösterir. Mesela bugün Ocak ayı ve anlaşılan seneye yağışlı ve soğuk bir Ocak geçireceğiz, bakalım yarın da Şubat'ı göreceğiz:-)
Gülmeyin yav valla öyle, tutuyor takvim:-)
Bu gün sizlere sevgili Saliha'nın ( HAYAT BİNBİR ÇEŞNİ ) sitesinden aldığım Hanımeli Bisküvi'nin tarifini vereceğim. Çok lezzetli oldu kurabiyeler, mutlaka deneyin derim arkadaşlar. Sevgili Saliha'ya da çok teşekkür ederim harika tarifi için. Orjinal tarif ve resimler için buraya tıklayın.
Ben evde kakao kalmadığı için ( aslında ne bulduysam kattım gibi oldu:-) ek olarak iki tatlı kaşığı zencefil, damla çikolata ve fındık yerine badem kattım ( badem katarken de çok utandım çünkü; fındık cennetinde yaşayıp da evdeki fındıkları kırmaya üşenirsen böyle olur işte:-)
HANIMELİ BİSKÜVİ
MALZEMELER
2 yumurta
250 gr.tereyağı veya margarin
4 su bardağı un
1 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı süt
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
100 gr. iri dövülmüş fındık
1 limon kabuğu rendesi & portakalkabuğu rendesi
YAPILIŞI
Derince bir kaba un, fındık ve kabartma tozu hariç diğer tüm malzemeleri ekleyip krema haline gelene kadar çırpın veya yoğurun.
Kabarta tozu karıştırılmış unu, iyice çekilmiş fındık ve portakal kabuğunu ekleyip yoğurun ve homojen bir hamur elde edin.
İstediğinize göre şekillendirin.190 dereceli ısıtılmış fırında altı üstü pembeleşene kadar pişirin.
Neden bu kadar çok foto koyduğuma gelince, çok sevdim çektiğim fotoları:-)
Bu arada lezzet harikaydı da, şekiller biraz acayip oldu. Aslında fırınımdan kaynaklanıyor hepsi. Dünya markası sloganına kanıp evlenirken tüm beyaz eşyamı aynı firmadan aldım ve bir tanesi bile iyi çıkmadı:-( İsim vermek istemiyorum ama çok fena bir durum. O kadar çok servise gittim ki, bıktım artık gitmiyorum. Hadi kullanmasını bilmiyorum diyelim ama tüm aletler mi arızalı çıkar. Fırınım değişmekten harap oldu. Pişirmiyor doğru dürüst. Loto çıksa ilk işim yeni fırın almak olacaktı:-) He heee, çaktırmıyorum ama beş yıllık kalkınma planlarımda yeni bir fırın var tabi:-) Sevgilerimle canlar.
Hava yine çok soğuk, tam bahar geldi derken yağmur, yağış gidiyoruz bakalım. Bu arada bu gün eski takvime göre Yılbaşı, yeni yılınız kutlu olsun:-) Bizim burda "Kocakarı Ayları" denilen dönem başlıyor." Tekerleme" deriz, Mart'ın 14'ünden itibaren başlayan 12 gün bir ayı temsil eder ve önümüzdeki yıl içinde ayların nasıl geçeceğini gösterir. Mesela bugün Ocak ayı ve anlaşılan seneye yağışlı ve soğuk bir Ocak geçireceğiz, bakalım yarın da Şubat'ı göreceğiz:-)
Gülmeyin yav valla öyle, tutuyor takvim:-)
Bu gün sizlere sevgili Saliha'nın ( HAYAT BİNBİR ÇEŞNİ ) sitesinden aldığım Hanımeli Bisküvi'nin tarifini vereceğim. Çok lezzetli oldu kurabiyeler, mutlaka deneyin derim arkadaşlar. Sevgili Saliha'ya da çok teşekkür ederim harika tarifi için. Orjinal tarif ve resimler için buraya tıklayın.
Ben evde kakao kalmadığı için ( aslında ne bulduysam kattım gibi oldu:-) ek olarak iki tatlı kaşığı zencefil, damla çikolata ve fındık yerine badem kattım ( badem katarken de çok utandım çünkü; fındık cennetinde yaşayıp da evdeki fındıkları kırmaya üşenirsen böyle olur işte:-)
HANIMELİ BİSKÜVİMALZEMELER
2 yumurta
250 gr.tereyağı veya margarin
4 su bardağı un
1 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı süt
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
100 gr. iri dövülmüş fındık
1 limon kabuğu rendesi & portakalkabuğu rendesi
YAPILIŞI
Derince bir kaba un, fındık ve kabartma tozu hariç diğer tüm malzemeleri ekleyip krema haline gelene kadar çırpın veya yoğurun.
Kabarta tozu karıştırılmış unu, iyice çekilmiş fındık ve portakal kabuğunu ekleyip yoğurun ve homojen bir hamur elde edin.
İstediğinize göre şekillendirin.190 dereceli ısıtılmış fırında altı üstü pembeleşene kadar pişirin.
Neden bu kadar çok foto koyduğuma gelince, çok sevdim çektiğim fotoları:-)
Bu arada lezzet harikaydı da, şekiller biraz acayip oldu. Aslında fırınımdan kaynaklanıyor hepsi. Dünya markası sloganına kanıp evlenirken tüm beyaz eşyamı aynı firmadan aldım ve bir tanesi bile iyi çıkmadı:-( İsim vermek istemiyorum ama çok fena bir durum. O kadar çok servise gittim ki, bıktım artık gitmiyorum. Hadi kullanmasını bilmiyorum diyelim ama tüm aletler mi arızalı çıkar. Fırınım değişmekten harap oldu. Pişirmiyor doğru dürüst. Loto çıksa ilk işim yeni fırın almak olacaktı:-) He heee, çaktırmıyorum ama beş yıllık kalkınma planlarımda yeni bir fırın var tabi:-) Sevgilerimle canlar.
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Cumartesi, Mart 14, 2009
12 Mar 2009
ARİFE HANIMIN ELİNDEN
Merhaba canlar... Bir akşam üstü daha sizlerleyim:-) Bugün çok yoğun bir gün oldu, havada bir acayip, bir yağmur, bir güneş, ruh hali karman çorman:-) Uykusuz'umu, Penguen'imi aldım çok şükür, akşam biraz gülüp kendime geleceğim:-) Loto da oynadım tabi, he heeee... Oynayan herkese bol şanslar diliyorum. Umarım güzel bir dağılım olur. Olur da çıkmazsa rakam ne olur onu bilemiyorum, 100 milyonu bulur herhalde...
Bu motifmatik işini beceremedim ben arkadaşlar, yav bi de sıkıldım sanırsam:-)
Bu fotolar 8 Mart yürüyüşümüzden...Ataparktayız, keyifli bir yürüyüş oldu, katılım çok güzeldi...
Figen ve ben ( tombik olan benim ne yazık ki:-)
Geçen akşam Arife arkadaşımdaydık. Daha önce de bahsetmiştim arkadaşımdan. Çok beceriklidir. Saolsun bize yine güzel mamalar hazırlamıştı.Eline sağlık canım...
MERCİMEK KÖFTESİ
Malzemler:
2,5 çay bardağı köftelik bulgur
3 çay bardağı kırmızı mercimek
1 büyük soğan
1 çorba kaşığı biber salçası
1 çorba kaşığı domates salçası
sıvıyağ
sarımsak
maydonoz,nane,yeşil soğan,dereotu ( bunlardan herhangi biri olur )
limon
nar ekşisi
karabiber,kimyon,kırmızı biber
tuz
YAPILIŞI :
Büyük bir kaseye bulgur konur ve kaynamış su dökülerek şişmeye bırakılır. Bir tencerede mercimek haşlanır ( fazla erimeden ateşten alınız ) Bir tavaya sıvı yağ konur, minik doğranmış soğanlar kavrulur, salçalar eklenip karıştırılır. Mercimek bulgurun kabına alınır ve üzerine soğan dökülüp yoğrulur. Minik doğranmış sarımsak, maydonoz, limon, nar ekşisi, baharatlar ve tuz eklenip iyice harmanlanır. şekillendirilip servise hazırlanır. Afiyet olsun....
Bu motifmatik işini beceremedim ben arkadaşlar, yav bi de sıkıldım sanırsam:-)
Bu fotolar 8 Mart yürüyüşümüzden...Ataparktayız, keyifli bir yürüyüş oldu, katılım çok güzeldi...
Figen ve ben ( tombik olan benim ne yazık ki:-)
Geçen akşam Arife arkadaşımdaydık. Daha önce de bahsetmiştim arkadaşımdan. Çok beceriklidir. Saolsun bize yine güzel mamalar hazırlamıştı.Eline sağlık canım...MERCİMEK KÖFTESİ
Malzemler:2,5 çay bardağı köftelik bulgur
3 çay bardağı kırmızı mercimek
1 büyük soğan
1 çorba kaşığı biber salçası
1 çorba kaşığı domates salçası
sıvıyağ
sarımsak
maydonoz,nane,yeşil soğan,dereotu ( bunlardan herhangi biri olur )
limon
nar ekşisi
karabiber,kimyon,kırmızı biber
tuz
YAPILIŞI :
Büyük bir kaseye bulgur konur ve kaynamış su dökülerek şişmeye bırakılır. Bir tencerede mercimek haşlanır ( fazla erimeden ateşten alınız ) Bir tavaya sıvı yağ konur, minik doğranmış soğanlar kavrulur, salçalar eklenip karıştırılır. Mercimek bulgurun kabına alınır ve üzerine soğan dökülüp yoğrulur. Minik doğranmış sarımsak, maydonoz, limon, nar ekşisi, baharatlar ve tuz eklenip iyice harmanlanır. şekillendirilip servise hazırlanır. Afiyet olsun....
SARIMSAKLI YOĞURTLU KIZARMIŞ PATLICAN
HAVUÇLU REVANİ ( Tarifini almıştım ama kaybettim,en kısa zamanda ekleyeceğim.)
BEŞAMEL SOSLU KANIBAHARKlasik tarifle hazırlanmıştı arkadaşım, ama en alta halka halinde kesilmiş haşlanmış patates de koymuştu. Deneyin arkadaşlar patatesli çok leziz olmuştu...
Soframızdan görünüm
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Perşembe, Mart 12, 2009
11 Mar 2009
PATATESLİ TUZLU KEK VE HAMAYİLİ BÖREK
Merhaba arkadaşlar, bugün nihayet tarif yayınlıyorum:-) İki tarif de sevgili
PELİNİN PASTANESİ'nden. Arkadaşıma tarifleri için çok teşekkür ediyorum ve mutlaka deneyin diyorum. İkisi de çok leziz oluyor. Tarifleri aynen aktarıyorum ama Pelinin de linklerini veriyorum. Sevgilerimle...
PATATESLİ TUZLU KEK

MALZEMELER:
* 3 yumurta
* 1 su bardağı yoğurt
* 1 su bardağından bir parmak az sıvıyağ
* 2 su bardağı un
* 1 paket kabartma tozu
* Kabukları soyulup tavla zarı şeklinde doğramış 4-5 adet orta boy patates
* 1 adet küçük boy kuru soğan (küçük küçük doğranmış)
YAPILIŞI:
- Fırınınızı 180º C'ye ayarlayıp çalıştırın.
- Yumurtaları , yoğurdu ve sıvıyağı derin bir kabın içine alıp mikserle çırpın.
- Kabartma tozuyla harmanladığınız unu ilave edip kaşıkla karıştırın.
- Doğranmış patatesleri ve soğanı ilave edip karıştırın ve keki pişireceğiniz kaba aktarıp düzgün bir şekilde yayın.
- Üzerine susam veya çörekotu serpebilirsiniz.
- Önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Ben bu sefer patates yerine peynir kullandım. ( Soğanı da kattım) Üzerini de haşhaşla süsledim.
HAMAYİLİ BÖREK ( Ne yazık ki fotoğrafım yok ama Pelin'ini linkinde ayrıntılı yapılışı yazılı. Benim börekler dondurucuda yapıştı:-) Görüntüsü biraz garip oldu ama ikinciye aynısını yaparım umarım:-)
MALZEMELER:
* 3 yufka
* 1 çay bardağı sıvıyağ
* 1,5 su bardağı süt
İÇİNE:
* Beyaz peynir
* Kıyılmış maydanoz
* 1 yumurta akı
YAPILIŞI:
- Birinci yufkayı serin. Üzerine sıvıyağı ve süt karışımını sürün. Diğer iki yufkaya da aynı işlemi uygulayarak üstüste serin.
- Yufkaların karşılıklı kenarlarını kapatarak kare şekline getirin.
PELİNİN PASTANESİ'nden. Arkadaşıma tarifleri için çok teşekkür ediyorum ve mutlaka deneyin diyorum. İkisi de çok leziz oluyor. Tarifleri aynen aktarıyorum ama Pelinin de linklerini veriyorum. Sevgilerimle...
PATATESLİ TUZLU KEK

MALZEMELER:
* 3 yumurta
* 1 su bardağı yoğurt
* 1 su bardağından bir parmak az sıvıyağ
* 2 su bardağı un
* 1 paket kabartma tozu
* Kabukları soyulup tavla zarı şeklinde doğramış 4-5 adet orta boy patates
* 1 adet küçük boy kuru soğan (küçük küçük doğranmış)
YAPILIŞI:
- Fırınınızı 180º C'ye ayarlayıp çalıştırın.
- Yumurtaları , yoğurdu ve sıvıyağı derin bir kabın içine alıp mikserle çırpın.
- Kabartma tozuyla harmanladığınız unu ilave edip kaşıkla karıştırın.
- Doğranmış patatesleri ve soğanı ilave edip karıştırın ve keki pişireceğiniz kaba aktarıp düzgün bir şekilde yayın.
- Üzerine susam veya çörekotu serpebilirsiniz.
- Önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Ben bu sefer patates yerine peynir kullandım. ( Soğanı da kattım) Üzerini de haşhaşla süsledim.
HAMAYİLİ BÖREK ( Ne yazık ki fotoğrafım yok ama Pelin'ini linkinde ayrıntılı yapılışı yazılı. Benim börekler dondurucuda yapıştı:-) Görüntüsü biraz garip oldu ama ikinciye aynısını yaparım umarım:-)
MALZEMELER:
* 3 yufka
* 1 çay bardağı sıvıyağ
* 1,5 su bardağı süt
İÇİNE:
* Beyaz peynir
* Kıyılmış maydanoz
* 1 yumurta akı
YAPILIŞI:
- Birinci yufkayı serin. Üzerine sıvıyağı ve süt karışımını sürün. Diğer iki yufkaya da aynı işlemi uygulayarak üstüste serin.
- Yufkaların karşılıklı kenarlarını kapatarak kare şekline getirin.
-Peynir kıyılmış maydanoz ve yumurta akını karıştırarak içi hazırlayın. Hazırladığınız içi kare haline gelen yufkanın her tarafına paylaştırın.
- Karşılıklı köşeleri ortada birleştirerek zarf şekli verin.
- 12 üçgen parça oluşturacak şekilde kesin. Önce zarfın birleşim yerlerinden keserek 4 üçgen elde edin.Sonra üçgenleri ortadan ikiye kesin, oluşan üçgenleri de ortadan ikiye kesin.
- Böreklerinizi buzdolabı poşetlerine yerleştirip derin dondurucuda en az 6-7 saat bekletin.
- Derin dondurucudan çıkarıp üzerlerine yumurta sarısı sürüp 170ºC'de ısıtılmış fırında pişirin
- Derin dondurucudan çıkarıp üzerlerine yumurta sarısı sürüp 170ºC'de ısıtılmış fırında pişirin
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Çarşamba, Mart 11, 2009
7 Mar 2009
LİMON AĞACI
Selam eyyyy blog ahalisi:-))) Nasılsınız canlar, ben iyiyim çok şükür. Yarın yürüyeceğiz Giresun sokaklarında, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için... Sizi Uçan Süpürge'ye yönlendiriyorum...Ta taaaaa... Karşınızda limon ağacım:-))) Çok sevdim kendisini, saksısına yerleştirdim, şimdi minik limoncukları bekliyorum...
1 bardak şeker, 4 yumurta, 1 bardak süt, 2,5 bardak un, 1pk.kabartma tozu, bir pk.vanilya, bir çay kaşığından az kırmızı gıda boyası, 3 çorba kaşığı kuru meyve...
Şeker ve yumurta çırpılır, süt, vanilya, gıda boyası eklenir, un ve kabartma tozu elenerek eklenir. Başka bir kapta iki kaşık una bulanmış kuru meyveler hamura eklenir ve 180 derece pişirilir. Afiyet olsun...
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Cumartesi, Mart 07, 2009
6 Mar 2009
GAMZE HANIMIN GÜNÜNDEN
Merhaba canlar...Zaman ne çabuk geçiyor, günümüzün ikinci yılında sıra yine Gamze'ye geldi. Daha önceki günlerden hatırlarsınız kendisini. Bizi yine çok güzel ağırladı arkadaşım. Çok cici mamalar yapmıştı, ve sunumları çok şıktı. Ellerine sağlık canım, herşey çok güzel olmuştu...
Gamze ve mutfağı... ( Mutfağı yeni çünkü arkadaşım yeni evine taşındı, hayırlı uğurlu olsun canım.)
PATATES TOPLARI
ACUR TURŞUSU
Gamze ve mutfağı... ( Mutfağı yeni çünkü arkadaşım yeni evine taşındı, hayırlı uğurlu olsun canım.)
PATATES TOPLARI
ACUR TURŞUSU| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Cuma, Mart 06, 2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









Beşamel Soslu Karnıbahar... ( klasik bir tarif olduğu için eklemedim canlar...)








Bu şekerlik de çok şıktı yayınlayayım dedim:-)))
Soframızdan görünüm....