"İtaatsizlik, tarihi okumuş olan herkesin gözünde insanın esas erdemidir." Oscar Wilde
31 Tem 2009
AYRILSAK DA BERABERİZ:-)
Canlarım, cananlarım ben müsadenizle bir hafta kaçıyorum. Yıllık negatif enerjimin bir bölümünü atıp gelmeyi planlıyorum.Hayırlısıyla gidip dönmek nasip olur inşallah, amin:-)Hepinize keyifli, güzel günler diliyorum. Beni özleyin anacığımmm:-))))) Sevgilerimle...
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Cuma, Temmuz 31, 2009
29 Tem 2009
GÜNLERİN KÖPÜĞÜ...
Merhaba sevgili seyirciler... Bizi yine sel aldı. Güzelim şehir delik değiş:-( Üstelik yarın da yoğun yağmur bekleniyor. Sonumuz hayrola... Afet bölgesi ilan edildik nihayet. Bir dönüm yeri komple yola inen insanlar var, evleri, arabaları çamur altında kalan, dükkanlarındaki malları kullanılamayacak halde olan... Tek teselli can kaybının olmaması. Dün elektriğimiz yoktu, akşam da suyumuz. Bugün hava güzel ama bu güzellik inandırıcı değil, zira salı akşamı selinden önce de hava harikaydı güneş yakıyordum. Bizim için dua edin.... Onun dışında hayatın rutini devam ediyor. İşteyim, bloguma yazıyorum çok şükür. İnsanlar sokaklarda geziyor, işyerlerini açıyor, teyzeler oturmalarına gidiyor, kuşlar ötüyor ve yaşam akıyor....
Limon ağacım büyüdü:-) Minik minik limonları bile var. Kuruyacak diye çok korkmuştum. Bir de kardeş nar ağacı aldım yanına:-) Çok severim nar çiçeğini, minyatürmüş, minik minik narlarım olacakmış ama yenmiyor,olsun, çiçeğinin rengi yeter:-)
Dün sevgili arkadaşım Seda'nın minik oğluşu Arda 1 yaşına girdi. Çok güzel bir kutlama yaptık kendisine. Sağlıklı, mutluluk, huzur dolu, başarılı, dilediği gibi geçen bir ömür diliyorum minik Arda'ya...
Mırrrr kalın, sevgiyle kalın....
ARDA VE ANNESİ
PASTA KESELİMMM:-)
1YAŞ PASTASI
Bu tırtıl da benim hediyem:-) Çok sevdim sanırım kendime de alıcam:-)
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Çarşamba, Temmuz 29, 2009
27 Tem 2009
MUFFİN
Selam sayın seyirciler... Resimler fena halde kötü olmasına rağmen yine de yayınladım:-) Muffin yaptım geçen akşam, uzun zamandır buzlukta olan yaban mersinlerini de değerlendireyim dedim. Çok değişik bir tadı var, hoş, mayhoş, tavsiye ederim. Aslında tarif çikolata ve kakaoluydu ama ben hamuru ikiye ayırdım, yarısına yaban mersini yarısına kakao ve kahve koydum:-) Orjinal tarif için burayı tıklayınız:-)
Yaban Mersinli Muffin
Derya'cığımın gönderdiği silikon muffin kalıplarında pişirdim, tekrar çok teşekkür ederim canım. Çok kullanışlılar...
Yaban Mersinli Muffin
Derya'cığımın gönderdiği silikon muffin kalıplarında pişirdim, tekrar çok teşekkür ederim canım. Çok kullanışlılar...| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Pazartesi, Temmuz 27, 2009
24 Tem 2009
CHOCOLATE FACTORY BİR YAŞINDAAA:-)

Merhaba canlar... Blogum bir yaş, bir haftalık olmuş:-) Yurtta, Yavru Vatan Kıbrıs'ta, tüm dış temsilciliklerde ve Balkanlarda kutlanıyor:-))))
16 Temmuz 2008 ilk yazımla başladı yolculuğum. O günden bu yana beni yalnız bırakmayan, okuyan, yorum yazan, beni dostluğundan mahmur etmeyen herkese kocaman sevgiler, selamlar ve kucaklamalar gönderiyorum.
Bütün güzel insanlara sevgilerimle...
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Cuma, Temmuz 24, 2009
23 Tem 2009
HELP ME!!!!
Sevgili arkadaşlar lütfen bilen biri bana yardım etsin, bu blog listemin neden tamamı görünmüyor, hepsi güncellenmiyor. Bir kısmı var bir kısmının sadece yazısı çıkmış. Rss bağlantı sayfası diyor ama ben normal blog adresiyle kaydediyorum. Kaç kez sildim yeniden kaydettim ama olmuyor:-(
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Perşembe, Temmuz 23, 2009
GÜNEŞİ GÖRDÜM...
Alohaaa sayın seyirciler. Şu an güneş açtı güzide şehrimize:-) Bir sevinç dalgası aldı götürdü bizi, statlarda Meksika Dalgası yapan tiplere döndük, o kadar sevinçliyiz:-)
Bu sabah işe gelirken yine şakırıyordu yağmur, evden iki ayakkabıyla çıktım. Birini giydim, birini yanıma aldım ki yolda aklıma gelen başıma geldi, ayakkabılarım fena ıslandı. Hemde bi dolmuş mesafesinde.
Dün akşam da işten eve dönerken dolmuşa bineyim dedim malum yağmur, 10 dk. yeri 25 dk. gidebildim trafik felç olmuş...
Akşam baktım başım ağrıyacak erkenden eve gideyim dedim, eve gider gitmez uyumuşum, bir saat sonra uyandım ama bi gariplik var, nooluyor dedim kendi kendime zira ayaklarımı ve kollarımı hareket ettiremiyorum. Bir uyuşukluk almış beni, sürünerek oturma odasına geçtim. Dış kapıyı kilitlemişim açamıyorum, kontürüm bitmiş eşimi arayamıyorum. Sürünerek mutfağa gittim, biraz tuz, biraz zeytin... Gözümü ancak açabildim. Benim hain tansiyon sen bi düş bi düş... Resmen yerlerde sürünmüş. Bir ara bayılacağım sandım ama direndim. Sonra beyin durmuyor tabi sürekli düşünüyor dedim ayaklarım uyuşmuş gidiyor muyum acaba:-) Hani derler ya ölürken önce ayaklar soğumaya başlar felan. Korkudan Başladım okumaya:-) Allaha çok şükür iyiyim şimdi. Sağlık gibi yok haketten...
Sabah komşumla konuşuyordum, kadın dedi akşam düğündeydik salonu su bastı. Zira önceki yazımda bahsettiğim yağmur sabah kadar devam etti. Millet tam oyuna başlasın, piyanist şantör karşılamayı çalsın " Gel seninle bölelim deeeee Giresun'u ikiyeeeee, yar ben senin yüzünden deee dönüyorum deliyeeee" derkene sen yağmursun bi taraftan bas salonu. Düğün tamamlanmış ama işte millet de ıslandığıyla kalmış....
Dün geceki malum olay yüzünden yeni tarif deneyemedim, İnşallah demedim herhalde nasip olmadı.( Annem hep böyle der:-)
Bakalım bu akşam İnşallah yapacağım birşeyler:-)
Bahçelerde kış kabak, öptüm sizi şappadak:-)))
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Perşembe, Temmuz 23, 2009
22 Tem 2009
ARAP KIZI
Şu an şakır şakır yağmur yağıyor sayın seyirciler:-) Valla ne olacak bunun sonu bilmiyorum, haritadan silineceğiz sanırım:-) Allah korusun. Hava da öyle kapalı ki, insanın içi bunalım bunalım oluyor. Şimdiden sonbahara girmiş gibiyiz. Neşeli şarkılar türküler faslına geçtik artık, başka türlü olmuyor.
Bu akşam değişik birşeyler pişiresim var bakalım nasip.
Biz bu aralar ailecek okey oynamaya dadandık, ama inanır mısınız ben ve eşim mütemadiyen bir aydır aynı kişilere yeniliyoruz. Buradan o kişilere sesleniyorum: Sizi gidiler sizi... Okunmuş su mu içtiler, büyü mü yaptılar bilmiyorum da, biz bu duruma fena bozulur hale geldik:-)))
Hayatta bir numara yok sayın seyirciler. Çok canım sıkılıyor yahu, değişiklik yapmak için saçlarımı bile boyadım ama içim açılmadı yine de, neeolcek bilmiyorum yani. Tamam kişi kendini geliştirmeli, kendi birşeyler yapmalı felan ama şairinde dediği gibi " Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile..." O zaman niye şikayet ediyorum dimi, ne bileyim işte, saçma oluyor yazı gittikçe... İnsan bazen sadece şikayet etmek için bile şikayet edebiliyor demek...
Felsefe okumaya karar verdim ben, sevgili Açık Öğrenim Fakültesi bu sene Felsefe Branşı açmış, pek sevindim. İlgililere duyurulur...
Herkese mahsus selam eder ellerinden öperim....Mırrr kalın sayın seyirciler....
Bu akşam değişik birşeyler pişiresim var bakalım nasip.Biz bu aralar ailecek okey oynamaya dadandık, ama inanır mısınız ben ve eşim mütemadiyen bir aydır aynı kişilere yeniliyoruz. Buradan o kişilere sesleniyorum: Sizi gidiler sizi... Okunmuş su mu içtiler, büyü mü yaptılar bilmiyorum da, biz bu duruma fena bozulur hale geldik:-)))
Hayatta bir numara yok sayın seyirciler. Çok canım sıkılıyor yahu, değişiklik yapmak için saçlarımı bile boyadım ama içim açılmadı yine de, neeolcek bilmiyorum yani. Tamam kişi kendini geliştirmeli, kendi birşeyler yapmalı felan ama şairinde dediği gibi " Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile..." O zaman niye şikayet ediyorum dimi, ne bileyim işte, saçma oluyor yazı gittikçe... İnsan bazen sadece şikayet etmek için bile şikayet edebiliyor demek...
Felsefe okumaya karar verdim ben, sevgili Açık Öğrenim Fakültesi bu sene Felsefe Branşı açmış, pek sevindim. İlgililere duyurulur...
Herkese mahsus selam eder ellerinden öperim....Mırrr kalın sayın seyirciler....
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Çarşamba, Temmuz 22, 2009
21 Tem 2009
20 Tem 2009
GELMİYOR İÇİMDEN HÜZÜNLENMEK BİLE...

MENDİLİMDE KAN SESLERİ
Her yere yetişilir
Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
Çocuğum beni bağışla
Ahmet Abi sen de bağışla
Boynu bükük duruyorsam eğer
İçimden öyle geldiği için değil
Ama hiç değil
Ah güzel Ahmet abim benim
İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
Öylesine benzer ki
Ve avlularına (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
Ve sözlerine (Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
-- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
Cıgara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi
Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da simdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
Biz eskiden seninle
İstasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet Abi uzaktan
uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
Çocuklar doğururdu
Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar...
Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim şu ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
İşçilerAlmanya yolcusu işçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İşte o kadar.
Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.
Edip CANSEVER
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Pazartesi, Temmuz 20, 2009
18 Tem 2009
17 Tem 2009
ŞEKERLİ MİSİN? VAY VAY, KAYMAKLI MISIN? VAY VAY...

İyi akşamlar efenim. Görüldüğü üzere ben şablon manyağı oldum. Değiştire değiştire herşeyi de kaybettim:-( İki gündür sizleri aramaktayım, blog izle butonu saolsun büyük çoğunluğu buldum da izleme butonu olmayanları çok aradım, lüffen herkez eklesin bu butonu, arada unuttuğum varsa ne olur bana kendini hatırlatsın arkadaşlarım, zira sizlerin bloglarını sayfamda görmeyince bi öksüz -yetim hissiyatına kapıldım. Siz siz olun şablon değiştirirken bir öncekini kaydetmeyi unutmayın. Mazallah benim gibi aranıp durursunuz sonra.
Havalar çok sıcak desem yeni bişey demiş olmayacağım ama haketten çok sıcak. Üstelik bi de benim gibi tontikseniz daha da sıcak.
Kendimi karpuz yemeye adadım. Başka bişey çekilmiyor bu ara.
Kadından Kentler beni çok baydı, neden bilmiyorum çok ağır ilerliyor. Sanırım vicdan azapları içinde yarım bırakacağım kitabı:-( Olmazsa kışın tekrar dönerim kitaba...
Bir de çok fena bulanığım, bir asabiyet ve sinir harbi içindeyim. Sanırım ay yine boşlukta ve Mars üstüme üstüme geliyor.
Çom Önemli Bilgi : 19 Temmuzda Kova ve Aslanlar piyango bileti alsa büyük ikramiyeye çarpacak şanstaymışlar. İlanen duyrulur.Payımı isterim:-)
Gece hayatım düğünlerden ibaret oldu, bu hafta sonu da iki tane var. Saolsunlar tabi çağırdılar, sevinçlerini paylaşıyorum ama yazın evlenmeyin, açık çağrıdır, bu sıcakta ne düğün çekiliyor ne oyun. Sonbahar, İlkbahar şahane düğün zamanları:-)
Sevgilerimle şekerler....
entarisi ala benziyor
şeftalisi bala benziyor
benim yarim bana benziyor
olamaz ne çare o nişanlıdır
kaytan bıyıklı delikanlıdır
şekerli misin vay vay
kaymaklı mısın vay vay
entarisi biçim biçim
ölüyorum senin için
ağlatma gel başın için
olamaz ne çare o nişanlıdır
kaytan bıyıklı delikanlıdır
şekerli misin vay vay
kaymaklı mısın vay vay
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Cuma, Temmuz 17, 2009
16 Tem 2009
14 Tem 2009
MARDİN YAZ OKULU PROJESİ
Sevgili EMBİR'in blogunda görmüştüm bu projeyi yayınlamak istedim. Birebir arkadaşımın sitesindeki yazıyı yayınlıyorum...
MARDİN YAZ OKULU PROJESİ
PROJE BÜTÇESİ
Bütçe kalemi/adet
3.2. Oyun-Spor Etkinlikleri
Oyun Hamuru 80Adet
Masa Tenisi takımı 2Adet
Puzlee 60 Adet
Satranç Takımı 30 Adet
Eğitici Oyuncaklar 150 Adet
Top (Basketbol, Voleybol, Hentbol) 60 Adet
Eğitim ve Oyun Seti 80 Adet
3.3. Sosyal-Kültürel Destek Hizmetleri (2)
Resim ve El İşi Kağıtları 1500 Adet
Boya Kalemi 150 Takım
Kuru Boya 150 Takım
PastelBoyaSulu boya
Hikaye kitapları 150 Takım
Yüzme Kursu 10-14 yaş
Mayo 150 adet
Bone 150 adet
Terlik 150 adet
Şapka 150 adet
Kullanılabilir durumda eski de olsa oyuncak, bebek, ilkokul çocukları için ayakkabı, 40 günlük yaz okulu için her miktarda süt,çikolata,dondurma,kek gibi yiyecek malzemesi ihtiyacı vardır.
Ayrıca sünnet olacak çocuklar için sünnet giysisi ve şapkası da gönderilebilir.
Yaz okulu 10 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arasında Başkent Ün. Sosyal Hizmetler Topluluğu gönüllü öğrencileri ve Mardin valiliği ile MAKİDER (Mardin Kadın İstihdamını Geliştirme Derneği) işbirliği ile sürdürülecektir.
Malzeme göndermek isteyenler “MAKİDER 3 Nolu Sağlık Ocağı altı Latifiye ÇATOM Diyarbakırkapı Mh. MARDİN” adresine gönderebilirler.
Dileyenlerin Makider’e şartlı bağış yaparak örneğin Mardin Yaz Okulu için….adet süt veya ….alınmak üzere kaydıyla bağış yapması da mümkündür. Bağış sağlandığı takdirde yaz okulundan yararlanacak çocuk sayısı artacaktır.
MARDİN YAZ OKULU PROJESİ
PROJE BÜTÇESİ
Bütçe kalemi/adet
3.2. Oyun-Spor Etkinlikleri
Oyun Hamuru 80Adet
Masa Tenisi takımı 2Adet
Puzlee 60 Adet
Satranç Takımı 30 Adet
Eğitici Oyuncaklar 150 Adet
Top (Basketbol, Voleybol, Hentbol) 60 Adet
Eğitim ve Oyun Seti 80 Adet
3.3. Sosyal-Kültürel Destek Hizmetleri (2)
Resim ve El İşi Kağıtları 1500 Adet
Boya Kalemi 150 Takım
Kuru Boya 150 Takım
PastelBoyaSulu boya
Hikaye kitapları 150 Takım
Yüzme Kursu 10-14 yaş
Mayo 150 adet
Bone 150 adet
Terlik 150 adet
Şapka 150 adet
Kullanılabilir durumda eski de olsa oyuncak, bebek, ilkokul çocukları için ayakkabı, 40 günlük yaz okulu için her miktarda süt,çikolata,dondurma,kek gibi yiyecek malzemesi ihtiyacı vardır.
Ayrıca sünnet olacak çocuklar için sünnet giysisi ve şapkası da gönderilebilir.
Yaz okulu 10 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arasında Başkent Ün. Sosyal Hizmetler Topluluğu gönüllü öğrencileri ve Mardin valiliği ile MAKİDER (Mardin Kadın İstihdamını Geliştirme Derneği) işbirliği ile sürdürülecektir.
Malzeme göndermek isteyenler “MAKİDER 3 Nolu Sağlık Ocağı altı Latifiye ÇATOM Diyarbakırkapı Mh. MARDİN” adresine gönderebilirler.
Dileyenlerin Makider’e şartlı bağış yaparak örneğin Mardin Yaz Okulu için….adet süt veya ….alınmak üzere kaydıyla bağış yapması da mümkündür. Bağış sağlandığı takdirde yaz okulundan yararlanacak çocuk sayısı artacaktır.
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Salı, Temmuz 14, 2009
13 Tem 2009
MOR KÜLHANİ
MOR KÜLHANİ
1.Şiirimiz karadır abiler
Kendi kendine çalan bir davul zurna
Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan
Taşınır mal helalarında kara kamunun
Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir
Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler
2.Şiirimiz her işi yapar abiler
Valde Atik'te Eski Şair Çıkmazı'nda oturur
Saçları bir sözle örülür bir sözle çözülür
Kötü caddeye düşmüş bir tazenin yakın mezarlıkta
Saatlerini çıkarmış yedi dala gerilmesinin şiiridir
Dirim kısa ölüm uzundur cehennette herhal abiler
3.Şiirimiz gül kurutur abiler
Dönüşmeye başlamış Beşiktaşlı kuşçu bir babanın
Taşınmaz kum taşır mavnalarla Karabiga'ya kaçan
Gamze şeyli pek hoş benli son oğlunu
Suriye hamamında sabuna boğmasının şiiridir
Oğullar oğulluktan sessizce çekilmesini bilmelidir abiler
4.Şiirimiz erkek emzirir abiler
İlerde kim bilir göz okullarına gitmek ister
Yanık karamelalar satar aşağısı kesik kör bir çocuğun
Kinleri henüz tüfek biçimini bulamamış olmakla
Tabanlarına tükürerek atış yapmasının şiiridir
Böylesi haftalık resimler görür ve bacaklanır abiler
5.Şiirimiz mor külhanidir abiler
Topağacından aparthanlarda odası bulunamaz
Yarısı silinmiş bir ejderhanın düzüşüm üzre eylemde
Kiralık bir kentin giriş kapılarına kara kireçle
Şairlerin ümüğüne çökerken işaretlenmesinin şiiridir.
Ayıptır söylemesi vakitsiz Üsküdarlıyız abiler
6.Şiirimiz kentten içeridir abiler
Takvimler değiştirilirken bir gün yitirilir
Bir kent ölümünün denizine kayar dragomanlarıyla
Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?
ECE AYHAN
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Pazartesi, Temmuz 13, 2009
9 Tem 2009
ZEYTİNYAĞLI ZEYTİN YEMEĞİ
Merhaba canlar. Yaz mevsiminin gelmesiyle düğün sezonu da açıldı. Hemen her akşam birçok düğün konvoyu görüyorum, hafta içi hafta sonu farketmiyor. Geceler havai fişek sesleriyle ve korna gürültüleriyle geçiyor. Burda adettir, gelin kuaförden alınınca önce bir sahil, sonra kale turu yapılır, sonra da düğün salonuna gidilir. Ama bu kadar gürültü olmasa dimi:-(
Dün akşam kanallar arasında dolaşırken İz Tv'de bir yemek programına rastladım. Ege'de bir köy, hanımlar yemek tarifi veriyor. "Zeytinyağlı Zeytin Yemeği". Çok şaşırdım. Zeytinyağında soğanları kavurdular, içine domates ve sivribiber doğradılar, sonra da içi çıkarılmış yeşil zeytinleri eklediler ve sıcak su koydular. Pişmeye bıraktılar yemeği. İlk kez gördüm ve çok ilginç geldi bana. Sonra orada arsa sahibi Ziraat Mühendisi bir bey konuştu, üreticinin desteklenmediğini, çoğu kişinin bahçelerini sattığını ve o güzelim zeytin bahçelerinin beton yığınlarına döndüğünü anlattı. Ve dedi ki : Ben zeytinci bir ailenini çocuğuyum ve çocuklarıma da zeytin ağacı bırakmak istiyorum ama, sanırım bu mümkün olmayacak:-(

Dün akşam kanallar arasında dolaşırken İz Tv'de bir yemek programına rastladım. Ege'de bir köy, hanımlar yemek tarifi veriyor. "Zeytinyağlı Zeytin Yemeği". Çok şaşırdım. Zeytinyağında soğanları kavurdular, içine domates ve sivribiber doğradılar, sonra da içi çıkarılmış yeşil zeytinleri eklediler ve sıcak su koydular. Pişmeye bıraktılar yemeği. İlk kez gördüm ve çok ilginç geldi bana. Sonra orada arsa sahibi Ziraat Mühendisi bir bey konuştu, üreticinin desteklenmediğini, çoğu kişinin bahçelerini sattığını ve o güzelim zeytin bahçelerinin beton yığınlarına döndüğünü anlattı. Ve dedi ki : Ben zeytinci bir ailenini çocuğuyum ve çocuklarıma da zeytin ağacı bırakmak istiyorum ama, sanırım bu mümkün olmayacak:-(
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Perşembe, Temmuz 09, 2009
8 Tem 2009
DEPARTURES - GİDİŞLER
Departures 2008 En İyi Yabancı Film Oscar'ını alan film. Geçen akşam izledim ve çok keyif aldım.
Filmin konusu kısaca şöyle : Çello çalan Daigo Kobayashi, orkestrasının dağılmasının ardından eşiyle beraber doğduğu kasabasına geri döner. Başka bir işte çalışacak deneyimi olmadığı için deneyim aramayan "Gidişler" ismindeki bir işe seyahat acentası zannederek başvurur.
Kahramanımızın başvurduğu işyeri aslında bir cenaze düzenleme evi, ve burda ölüleri temizleyip, makyaj yapmayı öğreniyor. Zamanla kasabadan ve eşinden yaptığı iş için tepkiler alıyor. Aynı zamanda hayatı ve onu küçükkken terk eden babasını sorgulamaya başlıyor.
Gözyaşları içinde izledim:-) Aslında çok da ağlayacak bir durum yoktu ama kaybetme duygusu çok iyi işlenmişti filmde. Mutlaka izleyin derim. Sevgilerimle...
Filmin konusu kısaca şöyle : Çello çalan Daigo Kobayashi, orkestrasının dağılmasının ardından eşiyle beraber doğduğu kasabasına geri döner. Başka bir işte çalışacak deneyimi olmadığı için deneyim aramayan "Gidişler" ismindeki bir işe seyahat acentası zannederek başvurur.
Kahramanımızın başvurduğu işyeri aslında bir cenaze düzenleme evi, ve burda ölüleri temizleyip, makyaj yapmayı öğreniyor. Zamanla kasabadan ve eşinden yaptığı iş için tepkiler alıyor. Aynı zamanda hayatı ve onu küçükkken terk eden babasını sorgulamaya başlıyor.Gözyaşları içinde izledim:-) Aslında çok da ağlayacak bir durum yoktu ama kaybetme duygusu çok iyi işlenmişti filmde. Mutlaka izleyin derim. Sevgilerimle...
| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Çarşamba, Temmuz 08, 2009
7 Tem 2009
BİR DALDA İKİ KİRAZ, BİRİ AL BİRİ BEYAZ:-)))
İyi akşamlar efenim... Sevgili Figen hanım kardeşim bizi akşam çayına almıştı geçenlerde. Bu güzel mamaları da hazırlamıştı, yedik içtik, ellerine sağlık dedik, sohbet-muhabbet ettik. Sonra ben tarifleri istedim arkadaşım da getirdi, ama ben tarifleri kaybettim:-(
Sevgili Figen bu yazıyı okuyorsan masanın altına üç kere vur, olmadı yaz, yeniden getir tarifleri lüffen...
Aaaa, resmen iyi adam lafının üzerine gelir, Figen geldiiii:-))) Şu an ona hoşgeldin diyorum ve yanaklarından öpüyorum...
( Post isimlerinin konuyla bir alakası olmayıp, tamamen sıcakların etkisiyle buharlaşan beynimin sayıklamalarıdır :-)))
PİRİNÇ SALATASI
KABAKLI BÖREK
Sevgili Figen bu yazıyı okuyorsan masanın altına üç kere vur, olmadı yaz, yeniden getir tarifleri lüffen...
Aaaa, resmen iyi adam lafının üzerine gelir, Figen geldiiii:-))) Şu an ona hoşgeldin diyorum ve yanaklarından öpüyorum...
( Post isimlerinin konuyla bir alakası olmayıp, tamamen sıcakların etkisiyle buharlaşan beynimin sayıklamalarıdır :-)))
PİRİNÇ SALATASI
KABAKLI BÖREK| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Salı, Temmuz 07, 2009
6 Tem 2009
KARPUZ KESTİM KAN ÇIKTI ANAM, KIZIN GÖNLÜ VAR ÇIKTI:-))))
Selam canlar. Pazar günü denize gittim nihayet, sezonu daha yeni açtık. Deniz çok güzeldi, su ıpılık, hava harika. Ama ben bugün tamamen hamlamışım ( bizim buralarda böyle denir:-)
Et kesiği denir bi de, öyle olmuşum, heryerim ağrıyor, oralarımın orası, buralarımın burası, saç diplerim bile, uuuuuuuuuu.... Nasıl debelendiysem artık suda, zarif bir su samuru gibi, he heee:-)
Bu fotolar birkaç hafta öncesine ait. Arkadaşlarımız memleketleri Trabzon'a gelmişlerdi, biz de ziyarete gittik. Bizi Ayasofya'nın yanındaki bir kahvaltı evine götürdüler, çok lezzetliydi herşey. Ben ilk kez "Kuymak" yedim. Değişik bir lezzeti var.
KUYMAK
Kahvaltı soframız
Bu fotoğraflar da Giresun'un ünlü balık lokantası "Şoray"'dan . Şoray Balık Lokantası uzun zamandır hizmet veriyor. Burada her türlü balık ve yerel lezzeti bulmanız mümkün. Temiz ve güzel balık için yolunuz Giresun'a düştüğünde mutlaka uğrayın derim.
Et kesiği denir bi de, öyle olmuşum, heryerim ağrıyor, oralarımın orası, buralarımın burası, saç diplerim bile, uuuuuuuuuu.... Nasıl debelendiysem artık suda, zarif bir su samuru gibi, he heee:-)
Bu fotolar birkaç hafta öncesine ait. Arkadaşlarımız memleketleri Trabzon'a gelmişlerdi, biz de ziyarete gittik. Bizi Ayasofya'nın yanındaki bir kahvaltı evine götürdüler, çok lezzetliydi herşey. Ben ilk kez "Kuymak" yedim. Değişik bir lezzeti var.

KUYMAK
Kahvaltı soframız
Bu fotoğraflar da Giresun'un ünlü balık lokantası "Şoray"'dan . Şoray Balık Lokantası uzun zamandır hizmet veriyor. Burada her türlü balık ve yerel lezzeti bulmanız mümkün. Temiz ve güzel balık için yolunuz Giresun'a düştüğünde mutlaka uğrayın derim. KAŞARLI LEVREK BUĞULAMA
SAKARCA KAVURMASI
MEZGİT TAVA
Ve gündeyiz yine arkadaşlar:-))) Bu arada gün mamalarının tariflerini yayınlayamıyorum biliyorsunuz ama şuç valla bende değil. O kadar söyledim hala tariflerden ses yok. ( Sizi şikayet ettim kızlar:-) Hemen dökülsün tarifler.) Sevgili Arife'nin misafiriydik, çok lezzetli mamalar hazırlamıştı arkadaşım, ellerine sağlık diyorum...
SAKARCA KAVURMASI
MEZGİT TAVA
Ve gündeyiz yine arkadaşlar:-))) Bu arada gün mamalarının tariflerini yayınlayamıyorum biliyorsunuz ama şuç valla bende değil. O kadar söyledim hala tariflerden ses yok. ( Sizi şikayet ettim kızlar:-) Hemen dökülsün tarifler.) Sevgili Arife'nin misafiriydik, çok lezzetli mamalar hazırlamıştı arkadaşım, ellerine sağlık diyorum...| dediler ki: |
Gönderen
neslihan erzincan özgür
zaman:
Pazartesi, Temmuz 06, 2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)































