Cuma, Aralık 2


 Bazen nasıl da güzel bir gökyüzü altında yaşadımızı unutuyoruz. Gündelik işlerin koşturmacasında başımızı kaldırıp göğün sonsuz maviliğinde kaybolmak, bir anlığına da olsa zamanı durdurmak, hayatın sandığımız o telaşlarımızı bırakmak ne zor. Oğluma hep söylerim, nasıl bir durumda olursan ol, başını kaldırıp gökyüzüne bakmayı hiç unutma. Hiçbir şeyin çözümü değil biliyorum, yine de o anın verdiği çoşku, gün gelip diğer şeyler gelip geçtiğinde yanımıza kar kalacak. Ki biliyoruz, hayatta geçmez dediğimiz her şey geçip gidiyor. Yaşıyorsak hakkını vermek, kafamızı kaldırıp göğün maviliğine bakmak, bir nefes, bir mola küçük bir sevinç koparmak kendimiz için. Zaten mutluluk ve sevinç böyle anlardan ibaret değil de nedir?


fotoğraf : ben şahsen bizzat kendim 

Perşembe, Aralık 1

Çikolata Fabrikası geri dönüyor...

    Merhaba burada olan herkese. Blog yazmak benim için günlük tutmak gibiydi, şimdi bu günlüklere tekrar geri dönme hevesim var. Aradan geçen onca zamana bakınca neler neler değişti, fakat blog yazmak hep çok keyifliydi, o keyfi tekrar yaşamak güzel gelecek. Artık blog okuyan var mı onu bile bilmiyorum, başka başka sosyal medyalar aldı yerini buraların. Yine de denemeye değer, en azından bana bir yazma disiplini getirir diye umuyorum. O zaman tekrar ve hevesle yeniden merhaba! İçeriklerim konusunda henüz bir fikre sahip değilim, gün olur yazı, gün olur gezi, başka bir gün bir fotoğraf altı yazısı ya da bir tarif. Maksat yeniden yazıyor olmak. Sevgiler. Bir dost.



 foto: ben şahsen bizzat kendim